top of page

Hatır Çeki Nedir? Hukuki Niteliği ve Riskleri


Türk ticaret hayatında hatır çeki olarak bilinen uygulama; gerçek bir mal veya hizmet alışverişine dayanmadan, karşı tarafa güvene dayalı biçimde düzenlenen çekleri ifade etmektedir. Uygulamada "teminat çeki" ya da "bedelsiz çek" olarak da adlandırılan bu araç, farklı isimler taşısa da hukuki sonuçları itibarıyla keşidecisi için son derece ağır riskler barındırmaktadır.

Hatır çekinin hukuki niteliği değerlendirildiğinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun çek hükümlerinin esas alınması gerektiği görülmektedir. Kambiyo senedinin soyut niteliği gereği, çekin üzerinde herhangi bir ticari ilişkinin varlığı aranmaz; çeki elinde bulunduran kişi onu hukuka uygun yollarla iktisap ettiği sürece yasal haklarına sahip olmaktadır. Başka bir deyişle, taraflar arasındaki "bedelsizlik" ilişkisi çekin geçerliliğini etkilememektedir.

Bu bağlamda önem kazanan kavram hatır def'idir. Hatır def'i, hukuki niteliği itibarıyla şahsi def'i kapsamında değerlendirilmektedir. Şahsi def'iler yalnızca hatır ilişkisinin bizzat tarafı olan lehtara karşı ileri sürülebilir; ciro zincirin daha ileri halkalarında yer alan kişilere karşı bu savunma işlevini yitirir. TTK'da çeke kıyasen uygulanan poliçe hükümleri çerçevesinde, hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispat edilmedikçe, iyiniyetli hamile karşı hatır def'i ileri sürülememektedir. Bu ilke, pratik hayatta son derece önemli bir sonuç doğurmaktadır. Lehtar olan tarafın çekinizi bir bankaya teminat olarak sunması, faktoring şirketine ciro etmesi ya da üçüncü bir kişiye devretmesi halinde, artık "bu hatır çekiydi" savunması işe yaramamaktadır.


Yazılı delil zorunluluğu meselesinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi belirleyici bir işlev görmektedir. Söz konusu düzenleme uyarınca belirli parasal sınırların üzerindeki hukuki işlemler kural olarak tanıkla ispat edilemez; yazılı belge aranmaktadır. Bu nedenle hatır ilişkisinin kanıtlanması pratikte yalnızca yazılı bir belgeyle taraflar arasında imzalanan çek teslim protokolü, çek teatisi sözleşmesi veya benzer nitelikte belgelerle mümkün olabilmektedir. Pek çok uyuşmazlıkta keşideci, lehtarın hatır ilişkisini mahkeme önünde bunu ispat edememekte; zira elinde yalnızca el yazılı bir teslim belgesi ya da dijital yazışma kayıtları bulunmaktadır. Bu belgeler fiziksel teslimi kanıtlar, çekin bedelsiz düzenlendiğini, yani gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığını ispat etmez.


Hatır çeki uygulamasının en ağır boyutu kuşkusuz cezai sorumluluk riskidir. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca karşılıksız çek keşide etmek suç olarak tanımlanmış olup bu suçun yaptırımı şirket yetkilileri açısından doğrudan uygulanmaktadır. "Bu hatır çekiydi" savunması ceza mahkemesi önünde geçerli kabul edilmemektedir. Karşılıksız çıkma anı itibarıyla sorumluluk doğmakta; taraflar arasındaki bedelsizlik ilişkisi kambiyo suçundan kurtuluş için yeterli bir dayanak oluşturmamaktadır. Bunun yanı sıra kambiyo icra takibi son derece hızlıdır: Lehtar veya sonraki hamil, çek aslıyla birlikte ilamsız icra yoluna başvurduğunda borçlunun mal ve alacaklarına derhal haciz uygulanabilmektedir.


Hatır ilişkisini destekleyen yazılı belgeler mevcut olduğu durumlarda, keşidecinin başvurabileceği en etkili hukuki yol menfi tespit davasıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi çerçevesinde borçlu olmadığını iddia eden kişi, icra takibinden önce veya takip sırasında bu davayı açabilmektedir. İcra takibinin başlamış olduğu hallerde ise mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edilerek takibin durdurulması da mümkündür. Ne var ki bu yolların işlerlik kazanması büyük ölçüde önceden yapılmış hukuki hazırlığa özellikle yazılı protokol ve belge düzenine bağlıdır.


Hatır çeki ilişkisine girilmeden önce en az birkaç temel önlemin alınması büyük önem taşımaktadır. Her koşulda taraflar arasında yazılı protokol düzenlenmeli; çeklerin hatır amaçlı düzenlendiği, karşılıklarının nasıl sağlanacağı ve hangi tarihe kadar iade edileceği açıkça belirtilmelidir. Karşılığında alınan teminat çeklerinin ciro zinciri ve hamil sıfatı titizlikle incelenmeli; geçerli biçimde ciro edilip edilmediği sorgulanmalıdır. Karşı tarafın mali yapısı ve grup içi bağlantıları da değerlendirilmeli; birbiriyle bağlantılı şirketler arasındaki teminat yapılarının, grup içi bir finansal çöküş durumunda hem hatır çeklerini hem teminat çeklerini birlikte değersizleştirebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.


Hatır çeki, ticaret hayatında başvurulan ancak taşıdığı hukuki ve cezai riskler nedeniyle son derece dikkatli biçimde ele alınması gereken bir araçtır. İyiniyetli hamile karşı hatır def'inin ileri sürülememesi, ispatın yazılı belgeye bağlı olması ve karşılıksız çek suçundan doğan cezai sorumluluk; bu araca başvuran taraflar için ciddi mali ve hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Hatır çeki ilişkisine girmeden önce ya da uyuşmazlıkla karşılaşıldığında bir hukukçudan destek almak, oluşabilecek zararları büyük ölçüde önleyecektir.

 
 
 

Yorumlar


Av. Girayhan OCAK - Av. Cevdet YILMAZ
  • Instagram
  • LinkedIn

Çınar Mah, Passa Plaza, 5003/2 Sk. No:8 K:1 D:26, 35090 Bornova/İzmir

Bu sitedeki hiçbir içerik hukuki tavsiye değildir ve hukuki tavsiye olarak kabul edilemez. Söz konusu metinler hazırlanırken o tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat esas alınmış olup; ileri tarihte gerçekleşecek mevzuat değişiklikleri çerçevesinde farklılıklar meydana gelebilir. Diğer internet sitelerine yapılan bağlantılar, bu sitelerin teşvik edildiği veya onaylandığı anlamına gelmez.

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

İzmir Avukat Arabulucu

bottom of page