top of page

IBAN KİRALAMA TUZAĞI- Banka Hesabını Kullandırmanın Ceza Hukuku Bakımından Sonuçları

10 dakika önce
5 dakikada okunur

Giriş

 


Son yıllarda özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve iş ilanı görünümlü paylaşımlar üzerinden “kolay para kazanma, sadece hesabına para gelecek, IBAN’ını kullanacağız, komisyon alacaksın” gibi tekliflerle birçok kişi banka hesabını veya IBAN bilgisini üçüncü kişilere kullandırmaya yönlendirilmektedir.

 

Halk arasında “IBAN kiralama” veya “banka hesabı kiralama” olarak adlandırılan bu durum, ilk bakışta basit bir para transferi gibi görülse de uygulamada dolandırıcılık, yasa dışı bahis, suç gelirlerinin aktarılması veya başka suçların gizlenmesi amacıyla kullanılabilmektedir.

 

Bu nedenle banka hesabını veya IBAN’ını başkasına kullandıran kişi, çoğu zaman “mağdur” olduğunu düşünse dahi ceza soruşturmasında şüpheli konumuna gelebilir. Özellikle 2026 yılında yürürlüğe giren güncel düzenlemelerle birlikte bu konu, ceza hukuku uygulamasında daha da önemli hale gelmiştir.

 

IBAN Kiralama Ne Anlama Gelir?

 

IBAN kiralama, bir kişinin kendi adına kayıtlı banka hesabını, IBAN bilgisini, banka kartını, mobil bankacılık erişimini, elektronik para hesabını veya kripto varlık hesabını başka kişilerin kullanımına açması anlamında kullanılmaktadır.

 

Bu işlem bazen doğrudan para karşılığında yapılmakta, bazen de “ödeme temsilciliği, iş başvurusu, e-ticaret ödemesi, kripto para transferi veya komisyonlu işlem” gibi ifadelerle gizlenmektedir.

 

Bu tür yapılarda hesap sahibinden genellikle hesabına gelen parayı kısa süre içinde başka bir hesaba aktarması, nakit çekmesi, kripto varlık alması veya belirli bir IBAN’a göndermesi istenir. Hesap sahibine de işlem başına küçük bir komisyon vaat edilir. Ancak hesaba gelen paranın kaynağı çoğu zaman dolandırıcılık mağdurlarından, yasa dışı bahis faaliyetlerinden veya başka hukuka aykırı işlemlerden elde edilen tutarlar olabilir.

 

Bu nedenle “ben sadece hesabımı kullandırdım” savunması her olayda kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.

 

TCK m.158/4 Ne Getirdi?

 

7589 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu düzenleme, kamuoyunda özellikle dikkat çekmiştir.

TCK m.158/4’e göre TCK m.157’de düzenlenen dolandırıcılık veya TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak, yalnızca banka hesabı, banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

 

Bu düzenleme önemlidir ancak yanlış anlaşılmamalıdır. TCK m.158/4, banka hesabını kullandırmayı serbest hale getiren veya herkese otomatik cezasızlık sağlayan bir düzenleme değildir. Aksine, hesap veya ödeme aracı kullandırmanın halen dolandırıcılık suçuna iştirak kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etmekte; yalnızca kişinin katkısı hesap, kart veya hesap erişim bilgilerini vermekle sınırlı kalmışsa cezada özel bir indirim öngörmektedir.

 

Dolayısıyla bu hüküm bir “af” değildir. Kişinin dolandırıcılık sürecindeki rolü, kastı, para hareketlerinin yoğunluğu, menfaat elde edip etmediği, parayı aktarıp aktarmadığı ve diğer faillerle irtibatı ayrıca incelenir.

 

Yeni Düzenleme Her Hesap Kullandırana Uygulanır mı?

 

TCK m.158/4’ün uygulanabilmesi için kişinin eyleminin yalnızca hesap, kart, ödeme aracı veya hesap erişim bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olması gerekir. Eğer kişi sadece hesabını vermekle kalmamış; mağdurlarla iletişim kurmuş, sahte ilan vermiş, dolandırıcılık organizasyonunda aktif rol almış, parayı yönlendirmiş, başkalarına hesap bulmuş, para çekip teslim etmiş veya sistematik şekilde bu yapının parçası olmuşsa, TCK m.158/4’ün uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca tartışılır.

 

Bu nedenle her “IBAN kullandırma” dosyası aynı şekilde değerlendirilmez. Bir kişi gerçekten kandırılmış olabilir; başka bir kişi ise komisyon karşılığında bilerek ve isteyerek suçtan elde edilen paranın aktarılmasına aracılık etmiş olabilir. Ceza sorumluluğu bakımından bu ayrım belirleyicidir.

 

Banka Hesabını Kullandırmak Neden Risklidir?

 

Ceza soruşturmasında para hareketleri çoğu zaman banka kayıtları üzerinden takip edilir. Suçtan elde edildiği iddia edilen para bir kişinin hesabına girmişse, o kişi soruşturma makamları tarafından şüpheli olarak değerlendirilebilir.

 

Burada önemli olan yalnızca paranın hesaba girmiş olması değildir. Paranın nereden geldiği, ne kadar süre hesapta kaldığı, hangi hesaba aktarıldığı, hesap sahibinin bu işlemden komisyon alıp almadığı, işlem açıklamalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve hesap sahibinin üçüncü kişilerle olan irtibatı birlikte incelenir.

 

Örneğin hiçbir ticari ilişki bulunmayan kişilerden kısa aralıklarla para gelmesi, gelen paraların hemen başka hesaplara aktarılması, hesap sahibinin mobil bankacılık şifresini paylaşması veya işlem başına komisyon alması şüpheli değerlendirilir.

 

Hangi Suçlar Gündeme Gelebilir?

 

IBAN veya banka hesabı kullandırma eyleminde, somut olayın özelliklerine göre farklı suçlar gündeme gelebilir.

 

Öncelikle TCK m.157’de düzenlenen dolandırıcılık ve TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından değerlendirme yapılabilir. Özellikle sosyal medya, sahte ilan, internet alışverişi, yatırım vaadi, kripto para, sahte yardım kampanyası veya benzeri yöntemlerle kişilerden para alınmışsa, bu paranın aktarıldığı hesaplar soruşturma konusu olabilir. Bunun yanında TCK m.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu da gündeme gelebilir. Suçtan elde edilen paranın kaynağını gizlemek, parayı farklı hesaplar arasında dolaştırmak, nakde çevirmek veya meşru bir işlem görüntüsü vermek amacıyla banka hesapları kullanılabilir.

 

Eğer hesap kullandırma faaliyeti organize bir yapı içinde, sürekli ve sistematik şekilde yürütülüyorsa TCK m.220 kapsamında suç örgütü bağlantısı veya örgüte yardım iddiası da ileri sürülebilir. Ancak bu değerlendirme her somut olayda ayrıca yapılmalı; kişinin örgütsel yapıyı bilip bilmediği, süreklilik, yoğunluk ve irtibat durumu incelenmelidir.

 

Yasa Dışı Bahis Dosyalarında IBAN Kullandırma

 

IBAN kiralama dosyalarının önemli bir bölümü yasa dışı bahis para trafiğiyle bağlantılıdır. Bu durumda yalnızca TCK m.157 veya m.158 hükümleri değil, 7258 sayılı Kanun da gündeme gelebilir. 7258 sayılı Kanun m.5/1-c uyarınca spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler hakkında hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.

 

Bu nedenle hesabın yasa dışı bahis para trafiğinde kullanılması halinde, dosya yalnızca “dolandırıcılık veya IBAN kullandırma” olarak değerlendirilmez. Para nakline aracılık iddiası, MASAK raporları, banka hareketleri, açıklamalar, işlem sıklığı, transfer yapılan hesaplar ve diğer dijital delillerle birlikte incelenir.

 

5549 Sayılı Kanun Bakımından Başkası Hesabına İşlem Yapma

 

IBAN kiralama meselesinde gözden kaçırılmaması gereken bir diğer düzenleme de 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’dur.

 

5549 sayılı Kanun m.15’e göre, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişi, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini ilgili yükümlülere yazılı olarak bildirmezse ayrıca cezai sorumlulukla karşılaşabilir. Bu düzenleme, özellikle finansal işlemlerde kişinin gerçekte kimin adına hareket ettiğini gizlemesinin ayrıca yaptırıma bağlandığını göstermektedir. Dolayısıyla bir kişi kendi hesabını kullanıyor gibi görünse de gerçekte başka kişilerin para trafiğine aracılık ediyorsa, bu durum yalnızca bankacılık işlemi olarak görülemez.

 

“Ben Paranın Nereden Geldiğini Bilmiyordum” Savunması Yeterli midir?

 

Ceza hukukunda sorumluluk bakımından kast, bilgi ve irade önemlidir. Bu nedenle kişinin gerçekten dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya suç geliri aktarımı amacıyla hareket edip etmediği araştırılır.

 

Ancak hayatın olağan akışına aykırı para hareketleri karşısında “bilmiyordum” savunması her zaman yeterli olmayabilir. Tanımadığı kişilerden gelen paraları komisyon karşılığında başka hesaplara gönderen, hesabını üçüncü kişilere devreden, mobil bankacılık şifresini paylaşan veya hesabına gelen paraları nakit çekip teslim eden kişi bakımından suçla bağlantılı para hareketlerine bilerek aracılık ettiği iddiası güçlenebilir.

 

Buna karşılık bazı kişiler gerçekten aldatılmış, iş vaadiyle kandırılmış veya hesabının hangi amaçla kullanılacağını anlamadan sürece dahil edilmiş olabilir. Bu durumda mesaj kayıtları, iş ilanları, görüşmeler, dekontlar, banka hareketleri ve kişinin olaydan ne ölçüde menfaat elde ettiği önem kazanır.

 

Bu Tür Bir Teklifle Karşılaşan Kişi Ne Yapmalıdır?

 

Hiç kimse banka hesabını, IBAN’ını, banka kartını, mobil bankacılık şifresini, elektronik para hesabını veya kripto varlık hesabını üçüncü kişilere kullandırmamalıdır. Özellikle “sadece para gelecek”, “sen komisyonunu alacaksın”, “hesabını birkaç gün kullanacağız”, “ödeme temsilcimiz olacaksın” gibi teklifler ciddi risk taşır. Böyle bir teklif alınmışsa mesajlar, kullanıcı adları, telefon numaraları ve görüşme kayıtları saklanmalı; banka veya kolluk birimleri bilgilendirilmelidir. Hesap daha önce kullandırılmışsa vakit kaybetmeden banka ile iletişime geçilmeli, şüpheli işlemler hakkında açıklama yapılmalı ve gerekiyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulmalıdır.

 

Hesaba gelen paranın suçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı bilinmiyorsa, para üzerinde işlem yapılmadan hukuki destek alınması önemlidir. Parayı çekmek, başka hesaba aktarmak veya üçüncü kişiye teslim etmek, kişiyi daha ağır bir şüphe altında bırakabilir.

 

Sonuç

 

IBAN kiralama veya banka hesabını başkasına kullandırma, günlük hayatta basit bir para transferi gibi gösterilse de ceza hukuku bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu tür işlemler dolandırıcılık, yasa dışı bahis, suç gelirlerinin aklanması veya organize suç faaliyetleriyle bağlantılı olabilir.

 

2026 yılında yürürlüğe giren TCK m.158/4 düzenlemesi, bu alanda önemli bir yenilik getirmiştir. Ancak bu düzenleme hesap kullandıran herkesi cezasız bırakan bir af değildir. Yalnızca dolandırıcılık suçuna katkısı hesap, kart, ödeme aracı veya hesap erişim bilgilerini vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.

 

Bu nedenle her olayda hesap sahibinin cezai sorumluluğu otomatik olarak kabul edilemeyeceği gibi, yalnızca “ben hesabımı verdim” denilerek sorumluluktan tamamen kurtulmak da mümkün olmayabilir. Hesabın ne şekilde kullandırıldığı, para hareketlerinin niteliği, kişinin menfaat elde edip etmediği ve suçla bağlantıyı bilip bilmediği ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

 

Sonuç olarak banka hesabı ve IBAN bilgisi kişisel ve mali güvenlik bakımından korunması gereken bilgilerdir. Kolay para vaadiyle banka hesabını kullandırmak, kısa vadeli küçük bir kazanç gibi görünse de uzun süreli ceza soruşturmasına, banka hesaplarının bloke edilmesine ve ciddi cezai risklere yol açabilir.

Yorumlar


Av. Girayhan OCAK - Av. Cevdet YILMAZ
  • Instagram
  • LinkedIn

Çınar Mah, Passa Plaza, 5003/2 Sk. No:8 K:1 D:26, 35090 Bornova/İzmir

Bu sitedeki hiçbir içerik hukuki tavsiye değildir ve hukuki tavsiye olarak kabul edilemez. Söz konusu metinler hazırlanırken o tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat esas alınmış olup; ileri tarihte gerçekleşecek mevzuat değişiklikleri çerçevesinde farklılıklar meydana gelebilir. Diğer internet sitelerine yapılan bağlantılar, bu sitelerin teşvik edildiği veya onaylandığı anlamına gelmez.

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

İzmir Avukat Arabulucu

bottom of page