top of page

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı Kısmi Dava HMK m. 109/4 Dönemi

7589 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklik, alacak davalarının kurgusunu doğrudan etkileyen bir düzenleme getirmiştir. Bu değişiklikle belirsiz alacak davası kaldırıldı kısmi dava bakımından yeni bir dönem ve talep artırımı mekanizması öngörülmüştür. Aşağıda değişikliğin kapsamı, geçiş hükümleri ve yeni dönemde dava dilekçesi hazırlanırken gözetilmesi gereken pratik noktalar ele alınmaktadır.



7589 Sayılı Kanunla Yapılan Değişikliğin Kapsamı


Yapılan düzenlemeyle HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmış, kısmi davayı düzenleyen 109. maddeye ise yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Böylece belirsiz alacak davasının temel işlevi olan talep artırımı imkanı, bağımsız bir dava türü olmaktan çıkarılarak kısmi davanın bünyesine taşınmıştır. Uygulamada uzun yıllardır hukuki yarar tartışmalarına konu olan belirsiz alacak davası ile kısmi dava ayrımının bu yolla sadeleştirilmesi amaçlanmıştır.


Değişikliğin kabul tarihi 16.07.2026, yürürlük tarihi ise 31.07.2026’dır. Dolayısıyla bu tarihten sonra açılacak davalarda alacaklının önünde tek bir yol bulunmaktadır: alacağın tamamını dava etmek ya da kısmi dava açıp sonradan talebini artırmak.


Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı Kısmi Dava HMK m. 109/4 ile Getirilen Talep Artırımı


Yeni fıkra uyarınca, alacağın yalnızca bir bölümünün dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilmektedir. Düzenlemenin ikinci ve alacaklı bakımından asıl belirleyici sonucu ise zamanaşımına ilişkindir: artırılan kısım yönünden de zamanaşımı, artırım tarihinden değil dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmaktadır.


Islahtan Farkı Nedir?


Kısmi davada talebin artırılması, değişiklikten önce kural olarak ıslah (HMK m. 176) yoluyla yapılmaktaydı. Islahın en önemli sakıncası, artırılan kısım bakımından zamanaşımının ancak ıslah anında kesilmesi ve aradaki sürede zamanaşımı def’inin ileri sürülebilmesiydi. HMK m. 109/4 bu riski kapatmaktadır. Ayrıca bu fıkraya dayanılarak yapılan artırım, ıslah hakkını tüketmemektedir; taraf, kanunun kendisine ayrıca tanıdığı ıslah imkânını saklı tutmaya devam eder.


Geçiş Hükümleri: Hangi Davaya Hangi Rejim Uygulanacak?


Kanunun geçiş hükümleri, yürürlükten kaldırılan belirsiz alacak davası bakımından açık bir koruma getirmektedir: kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hükmün uygulanmasına devam olunur. Yani bu tarihten önce belirsiz alacak davası açmış olan davacılar, davalarını kurulduğu rejim üzerinden yürütmeye devam edeceklerdir.

Buna karşılık HMK m. 109/4 bakımından özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir. Usul kanunlarının derhal uygulanması ilkesi (HMK m. 448) gereği, henüz tamamlanmamış usul işlemleri yönünden yeni hükmün derdest kısmi davalarda da uygulanabileceği savunulabilir. Nitekim tahkikat devam ederken henüz talep artırımı yapılmamış bir dosyada bu fıkraya dayanılması mümkündür. Ancak hükmün çok yeni olması ve henüz istikrar kazanmış bir içtihadın bulunmaması nedeniyle, dilekçede uygulanabilirlik gerekçesinin açıkça ortaya konulması ve ıslahın yedek enstrüman olarak elde tutulması isabetli olacaktır.


Yeni Dönemde Kısmi Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar


Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte, uygulayıcıların farklı yorumlarından doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından aşağıdaki hususların gözetilmesi önerilebilir:

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması. Dava dilekçesinin başlık, konu, dava değeri ve sonuç bölümlerinde bu kaydın açıkça ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yer alması gerekir.

Artırım talebinin bağımsız bir dilekçeyle yapılması. Talep artırımı, dosyaya sunulacak ayrı ve kendi başına anlaşılabilir bir dilekçeyle gerçekleştirilmeli; dilekçede HMK m. 109/4’e açıkça atıf yapılmalıdır.

Islah çağrışımı yaratan ifadelerden kaçınılması. Dilekçe başlığında ve metninde “ıslah ediyoruz” benzeri ifadeler kullanılmamalı; buna karşılık “ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla” şeklinde bir kayda yer verilmesi yerinde olacaktır.

Artırımın ıslahla değil, doğrudan HMK m. 109/4’e dayandırılması. Zamanaşımının dava tarihinden kesilmiş sayılmasına ilişkin avantajın tartışmaya açılmaması için, ıslah hakkı mevcut olsa dahi artırımın bu fıkraya dayandırılması tercih edilmelidir.

Temerrüt tarihinin ayrıca vurgulanması. Faiz bakımından yeni bir düzenleme getirilmediğinden, dava öncesinde temerrüdün gerçekleştiği hâllerde faiz başlangıç tarihinin dilekçede gerekçesiyle birlikte açıkça belirtilmesi gerekir.



Faiz Bakımından Temerrüt Tarihinin Önemi


Talep artırımına ilişkin yeni düzenleme, faizin başlangıcına dair özel bir kural içermemektedir. Bu nedenle uygulamada yerleşik olan “artırılan kısma artırım tarihinden faiz işler” yaklaşımının refleks hâlinde uygulanması riski bulunmaktadır. Oysa bu kural, dava açılmadan önce temerrüdün gerçekleşmemiş olduğu hâller için geçerlidir. Özellikle işçilik alacakları bakımından, kıdem tazminatında feshin, ücret alacaklarında muacceliyetin, diğer kalemlerde ise arabuluculuk son tutanağının temerrüt doğurduğu hâllerde faizin bu tarihlerden itibaren yürütülmesi talep edilmelidir. Artırılan kısmın zamanaşımı yönünden dava tarihine bağlanmış olması, bu talebi ayrıca güçlendiren bir dayanak oluşturmaktadır.


Değerlendirme


Belirsiz alacak davasının kaldırılması, uygulamadaki dava türü tartışmalarını sonlandırma potansiyeli taşımakla birlikte, geçiş döneminde farklı yorumların ortaya çıkması muhtemeldir. Bu nedenle yeni dönemde açılacak kısmi davalarda dilekçe dilinin özenle kurulması, artırım talebinin dayanağının açıkça gösterilmesi ve faiz taleplerinin temerrüt tarihi üzerinden gerekçelendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Halihazırda derdest olan davalarda ise geçiş hükmü uyarınca önceki sistemin işlemeye devam edeceği gözden kaçırılmamalıdır.


Alacak davalarında dava türünün seçimi, talep artırımının zamanlaması ve faiz başlangıç tarihlerinin doğru kurgulanması, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyen teknik konulardır. Somut dosyanız bakımından değerlendirme yapılabilmesi için hukuki destek almanızı öneririz.

 

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kanun maddeleri ve karar numaralarının mevzuat.gov.tr ve emsal.yargitay.gov.tr üzerinden teyit edilmesi önerilir.

 
 
 

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Av. Girayhan OCAK - Av. Cevdet YILMAZ
  • Instagram
  • LinkedIn

Çınar Mah, Passa Plaza, 5003/2 Sk. No:8 K:1 D:26, 35090 Bornova/İzmir

Bu sitedeki hiçbir içerik hukuki tavsiye değildir ve hukuki tavsiye olarak kabul edilemez. Söz konusu metinler hazırlanırken o tarihte yürürlükte olan yasal mevzuat esas alınmış olup; ileri tarihte gerçekleşecek mevzuat değişiklikleri çerçevesinde farklılıklar meydana gelebilir. Diğer internet sitelerine yapılan bağlantılar, bu sitelerin teşvik edildiği veya onaylandığı anlamına gelmez.

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

İzmir Avukat Arabulucu

bottom of page